Pazartesi, Haziran 23, 2008

MÜSLİ BAR


Yaz…Bu sene sıcaklar biraz gecikti, biraz rahat nefes aldık derken, haftasonu yaz varlığını bizlere hissettirdi. Hava güneşsiz olsa enerjisizlikten, güneş tepemize çıksa sıcaklardan şikayet ediyoruz. İnsan doğası bu, bizleri memnun etmek zor ama ben her daim sıcağı sevenlerdenim. Kışın kalorifere yapışırım adeta, yazın güneşi hep sırtımda hissetmek isterim. (Ah bir de şu kuraklık olmasa..).
Hoş geldin yaz.. Bizlere tatil hayalleri kurduran güneş, hoş geldin:)..

Haftasonları fırsat bulup da bilgisayarımı açamıyorum hiç. Yaz mevsimi düğün mevsimi de olunca haftasonlarımız düğün, nikah, sünnet, doğumgünü davetleriyle geçiyor. Eh, alışveriş, büyükleri ziyaret, ev işleri derken; tüm haftanın bu nimet zamanları su gibi akıp gitmiş oluyor. İşte yeni bir haftaya daha başladık bile..Umarım herkes için güzel bir hafta olur:).

Geçenlerde evde durup duran yulaf ezmesi paketi dikkatimi çekti. Bununla ne yaparım diye düşünürken aklıma, içinde kurutulmuş meyveler, türlü fındık, fıstık vs. bulunan müsli barlardan yapmak geldi.

Atıştırmalık olarak her zaman doğal şeyleri tercih ettiğim için tamamen doğal malzemelerden, şeker kullanmadan yaptım müsli barlarımı. Ben eşimin pek sevmeyeceğini düşünürken, o “bana bundan her zaman yapar mısın?” dedi:). Yapmaz mıyım hiç? Bu haftasonu tam iki kere yapıldı müsli barlar:). Bugün de işyerime gelirken çantama birkaç dilim attım. Kan şekerim çok çabuk düştüğünden bu tür atıştırmalıklar can kurtaran gibi oluyor doğrusu..

İşte, içinde evdeki malzemeler ve “hayal gücüm” kullanılmış müsli barlarımın tarifi:

MÜSLİ BAR


Malzemeler:

2 su bardağı yulaf ezmesi
1 su bardağından 1 parmak az süzme bal (aslında bal oranı tamamen kullanılan malzemeleri yapıştırması açısından diğer malzemelerin miktarına bağlı)
10 adet gün kurusu kayısı (küp küp kesilmiş)
1 su bardağı iri dövülmüş ceviz
1 su bardağı iri dövülmüş yer fıstığı
yarım su bardağı kabuksuz ay çekirdeği
üstüne ve altına susam

Not: Kullandığım cevizin, fıstığın, çekirdeğin ölçülerini göz kararı yazdım. Sizler istediğiniz her tür kuruyemişle (bal oranını ayarlayarak) kendi müsli barlarınızı şekillendirebilirsiniz.

Yapılışı:

Bir kapta susam hariç bütün malzemeleri karıştırıyoruz. Kare bir borcam kabı yağlayıp (ilk yapışımda yağlamayı unuttuğum için kaptan çıkarmakta oldukça zorlandım:)) susam serpiyoruz. Yulaflı karışımı kaba yayıp iyice bastırıyoruz, en üste tekrar bolca susam serpiyoruz. 180 dereceye ısıtılmış fırında 10-15 dakika pişiriyoruz. Oda sıcaklığına gelip sertleşmesini bekliyoruz, sonra da istediğimiz boyutta dilimliyoruz.

Afiyet olsun…

Etiketler: ,

Çarşamba, Haziran 18, 2008

SOFRAMIZDA İLK MİSAFİRLERİMİZ :)

Geçen Cuma ilk misafirlerimi ağırladım.
Eşimin üniversiteden arkadaşları Çağatay ve Müşerref bizdelerdi. İlk misafirlerimizin onlar olmasının bizim için ayrı bir önemi var çünkü 2 sene önce biz de onların ilk yemekli misafiriydik:). Zaman ne de çabuk geçiyor, o günden tahmin edemezdim, 2 sene sonra bizim de misafirlerimizi böyle evimizde ağırlayacağımız zamanların geleceğini..

Genelde sakin bir yapıya sahip olmama rağmen bu “ilk yemekli misafir” konusu beni hayli telaşlandırdı. Ne yemekler yapsam? Yetiştirebilir miyim? Yemeklerimi severler mi?..sorularıyla meşgul ettim kendimi bir süre:). Neyse ki her şey yolunda gitti. Kendime yazdığım felaket senaryoları gerçek olmadı; yemekleri yakmadım, dibini tutturmadım, yetişmeyen yemek olmadı..vs :).

Aslında arkadaşlarımız o kadar candan ve samimi ki beraber peynir ekmek yesek memnun olurlar ama işte insan misafirlerini en iyi şekilde ağırlamak istiyor, onlara lezzetli sofralar sunmak istiyor. Bütün telaşım bundandı.

Kendimi bu telaşa kaptırmışken en kötüsü de sofrayı fotoğraflamayı unutmam oldu. Oysa ki ne hayaller kurmuştum bunun için; soframın her açıdan fotoğrafını çekip blogumda yer verecektim. Ne zaman ki karnımız doydu, çayımızı alıp koltuklara geçtik benim aklım yerine geldi, sofra fotoğrafları da hikaye oldu tabi:). Neyse, artık bir dahaki soframıza diyelim:)..

Bu ilk yemeğimde bildiğim, güvendiğim tariflere başvurdum, böylece son an sürprizleri yaşatmadım kendime..
Menümüzde Sütlü Mercimek Çorbası, Fırında Baharatlı Tavuk Budu, Acılı Tavuk, Kadınbudu Köfte, Beşamel Soslu Patates, Pirinç Pilavı, Zeytinyağlı Biber Dolma, Mısırlı Mevsim Salatası , Bezelyeli-Kıymalı Çıtır Börek (en son tarifini verdiğim böreğin içi farklı olanı)vardı (unuttuğum yemek olmadıysa:)). Tatlı olarak ise Çağatay ve Müşerrefin en sevdiği Vişneli Cheesecake vardı. Bu menüdeki tariflerin çoğunu daha önce vermiştim (isimlerin üzerine tıklayarak tariflerine ulaşabilirsiniz).

Tavuğun tarifine kısaca değinirsek; butları bir gece önceden yoğurt, acısız ketçap ve kekik karışımına buladım, acılı tavuk içinse acılı ketçap, pul biber ve kekik karışımını kullandım. Ertesi gün butları tekrar yıkayıp kekik ve tuzla tatlandırdıktan sonra fırın poşetiyle fırında pişirdim. Acılı tavuklar sosuyla birlikte, poşette fırına girdi.

O gün gönül rahatlığıyla misafirlerimizi ağırlamış olmak çok mutlu etti bizi. Beraber harika vakit geçirdik. Çağatay ve Müşerref geldiğiniz için tekrar çok teşekkürler:)…

Etiketler: ,

Pazartesi, Haziran 16, 2008

BÖREK TARİFİMİN FOTOĞRAFLARI

Geçen yazımda yayınladığım böreğin fotoğraflarını ancak bu sabah yükleyebildim:).. Gecikme için kusura bakmayın..

HERKESE HARİKA BİR HAFTA DİLİYORUUUUUM:)..

Kıymalı Patatesli Çıtır Börek



Etiketler:

Perşembe, Haziran 12, 2008

PATATESLİ, KIYMALI ÇITIR BÖREK

Son yazdıklarıma baktım da şimdi internet de var evde, diğer eksikler de büyük ölçüde halledildi. Hayat rayına oturdu pek çok anlamda…
Yine de yoğunluklar bitmiyor hiçbir zaman. Sanki hafta sonları bize bahşedilmiş en büyük nimet gibi. Hafta arası iş-ev döngüsünden yorulmuş bedenlerimizi, zihinlerimizi dinlendirmek şöyle dursun; haftasonu, eksikleri gidermek, usta çağırmak, alış-veriş, anne-baba ziyareti ile geçiyor şimdilik. Bir hızla da geçse haftanın iple çekilen iki günü geliyor bu hafta da:).
Yarına arkadaşlarımız bize yemeğe geliyorlar. Evimde ilk yemekli misafirlerim, çok heyecanlıyım:). Alışveriş listesi yapıldı, yemek listesi planlandı, bu akşam yemeklerin bir kısmını hazırlayarak işe başlayacağım. Eşim gereğinden fazla telaş yaptığımı söylese de ilk yemekli misafirler önemli benim için. İlk misafir menümü, fotoğrafları ve tariflerimi de paylaşacağım en kısa zamanda.
Ondan önce annemin leziz mi leziz, çıtır çıtır bir böreğinin tarifini paylaşmak istiyorum. Bu böreği mutlaka deneyin derim, benim sık sık yapacağım bir tarif bu.
Not: Böreği dün sabah fotoğrafladım ama makinem evde kaldığı için şimdi fotoğrafını koyamıyorum, fırsatım olursa bu akşam, yoksa haftasonu böreğin fotoğrafını ekleyeceğim. Akılda canlandırması kolay bir börek aslında; üzeri çörekotlu, kare şeklinde.

Tarifi şöyle:

PATATESLİ KIYMALI ÇITIR BÖREK

Malzemeler:

İçi için:


3 yemek kaşığı sıvıyağ
1 adet orta boy kuru soğan
4 adet haşlanmış patates
250 gr dana kıyma
5-6 dal maydanoz
tuz
karabiber

Ayrıca:
1 kg yufka
1 su bardağı su
yarım çay bardağı üzüm sirkesi
1 çay bardağı sıvıyağ

Üzerine:
1 yumurta sarısı
çörek otu

Yapılışı:

İçi için öncelikle bir tencerede yağ ile soğanı ve kıymayı kavuruyoruz. Haşlanmış patatesleri soyup küp küp doğrayarak, maydanozu da incecik kıyarak kıymaya ilave ediyoruz, tuz ve karabiberle tatlandırıyoruz. Sonra, suyu, sirkeyi, yağı karıştırıyoruz. Bir yufkayı açıp tamamına bu karışımdan sürüyoruz. Yufkanın dört kenarından katlayıp büyük bir kare elde ediyoruz ve tekrar sulu karışımdan sürüyoruz. Daha sonra bu kareyi bıçakla 4 küçük kareye bölüyoruz. Soğuyan iç malzemesinden küçük karelerin ortasına koyup tekrar bohça gibi dört köşesini katlayıp, açılmaması için ters çeviriyoruz. Her böreğin üzerine yumurta sarısı sürüp çörek otu serpiyoruz ve 200 dereceye ısıtılmış fırında pişiriyoruz.

Bu börekler puf puf kabarıyor ve ılık ılık yendiğinde harika bir çıtırlığa sahip oluyor.

Böreğin fotoğrafı yerine sizlerle kuşum “limon”un fotoğrafılarını paylaşmak istiyorum:).

Limon şimdi annemlerin evinde. İkimiz de birbirimizi çok özlesek de biz gündüzleri evde olmadığımızdan onun için en uygun yer annemlerin evi. Limon’un en büyük zevki kafasını kaşıttırmak ve kaşar peyniri yemek:)..Canım kuşum benim...


LİMONUM HER ZAMAN OLDUĞU GİBİ KAFESİNİN İÇİNDE DEĞİL DE DIŞINDA DURURKEN:)

LİMONUM MSN'DE BENİM YERİME YAZARKEN:))
LİMONUM BICI BICIDA :)

Etiketler:

Pazartesi, Haziran 02, 2008

DÜĞÜNDEN BİRKAÇ KARE

Hala evimizde internet yok:). Eşim bir süredir yurt dışındaydı, gelince internet sorununu çözeceğiz beraber. Tarifler, resimler birikmiyor değil tabi, internete uzun uzun vakit ayırabileceğim ilk fırsatta onlar da gelecek. Şimdilik düğünümüzden birkaç kare paylaşmak istiyorum. O gün nasıl da heyecanlıydık:)....


Etiketler: