Pazartesi, Eylül 22, 2008

HATIRA DOLU BİR LEZZET: KIZILCIK MARMELATI

Bazı yiyeceklerden konu açılınca sizin de aklınıza bir tek insan, bir tek mekan geldiği olur mu? İşte “kızılcık marmelat”ının bendeki öyküsü de böyle…

Eskiden; rahmetli anneannemle dedem sağ iken, ne zaman onların Eskişehir’deki evlerine gitsek, abimle ben özellikle bir tek şeyi sayıklardık; anneannemin kızılcık marmeladını.
Kıpkırmızı oluşu ve mayhoş tadı bizi bizden alırdı. Ekmeklerimizin üzerine biraz tereyağı ve bol marmelat sürer kahvaltımızın baş tacı ederdik, böyle kaçar dilim yerdik bilmiyorum:).
Hazır satılanlarda o tadı hiçbir zaman alamadım.
Bu yaz annemle beraber Dikili pazarından satın aldığımız kızılcıklarla marmelat yaptık.
Kızılcıklar anne eliyle birleşince o eski lezzeti yakalayabildik. Şimdi kahvaltı soframda bu güzel marmeladı yerken gözlerimi kapıyor ve Eskişehir’deki o eski günleri, kahvaltı sofralarımızı, soba üzerinde kızaran ekmeklere marmelat sürüşlerimizi hayal ediyorum…

KIZILCIK MARMELATI

Öncelikle kızılcıkları yıkayıp bir tencereye koyup yarım bardak su ilavesiyle yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz. Sonra ince delikli bir süzgeçten kaşıkla eze eze başka bir kaba süzüp çekirdeklerini ayırıyoruz. Süzülen kızılcıkları tencereye aktarıp üzerine şekeri ilave ediyoruz. Şeker konusunda bir ölçü veremiyorum çünkü annem hep göz kararı yapar. Siz şekeri kendi damak tadınıza göre azar azar artırarak ilave edersiniz. İyice karıştırıp istenen kıvama gelinceye kadar karıştırıyoruz. Ocaktan almadan birkaç damla limon suyu da ekliyoruz. Pişen marmelatları kavanozlara boşaltıp soğuyunca ağızlarını kapatıyoruz.

Afiyet olsun:).

Bu arada Derya arkadaşım beni sobelemiş. Kendisine çok teşekkür edip cevaplarımı yazıyorum:

1.İsminiz?
Aslı

2.Nerelisiniz?
Ankara

3.Yaşadığınız yer?
Ankara

4.Mesleğiniz?
Mühendis

5.Hobileriniz?
Resim yapmak, Fotoğraf çekmek, Latin dansları ve tabi ki yeni yemek tarifleri denemek:).

6.Evli misiniz?
Evet

7.Kaç çocuğunuz var?
Hiç çocuğum yok.

8.En sevdiğiniz yemek?
Zeytinyağlı Pırasa (annemin yaptığı:)). Her gün olsa yiyebilirim:).

9.En sevdiğiniz tatlı?
Dondurma, her mevsim:).

10.Sevdiğiniz müzik türü?
Türkçe Rock ve Yabancı Klasik Hafif Müzikler.

11.Nerelere gitmek istersiniz?
Mümkün olsa tüm dünyayı gezmek isterim.
Ama öncelikle Fransa, İtalya ve Uzakdoğu’yu görmek istiyorum. Umarım mümkün olur:)..

Etiketler:

16 Comments:

At 22 Eylül 2008 16:50, Blogger ηiηo said...

mm cok lezzetli gorunuyor ellerine saglik

 
At 22 Eylül 2008 17:07, Blogger butterfly said...

Teşekkürler Ninocum:).
Sevgiler..
aslı

 
At 22 Eylül 2008 17:34, Blogger derya said...

Aslı'cım ellerine sağlık marmelat enfes olmuş,hayırlı iftarlar dilerim,öptüm...

 
At 22 Eylül 2008 19:16, Blogger DeSsTiNa / Hayatın Ta Kendisi Lokantası said...

Hiç kızılcık marmelatı yemedim desem, sanırım çk şey kaçırdığımı özetleyebilirim.
Çok leziz görünüyor.Ellerine sağlık.

 
At 23 Eylül 2008 10:14, Blogger butterfly said...

Deryacım çok teşekkür ederim. Ben de sana hayırlı iftarlar diliyorum.
Sevgiler:).
aslı

 
At 23 Eylül 2008 10:16, Blogger butterfly said...

Yasemincim bana göre gerçekten vazgeçilmez bir lezzettir, özellikle de mayhoş tatları seviyorsan.
Fırsatın olursa dene mutlaka, seveceğini düşünüyorum:).
Sevgilerimle;).
aslı

 
At 23 Eylül 2008 10:42, Blogger ab-ı hayat said...

Anneannemin hala yaptığı ve benim çok severek tükettiğim bir lezzet.

Ellerinize sağlık nefis görünüyor.


sevgiler...

 
At 23 Eylül 2008 14:27, Blogger butterfly said...

Ab-ı Hayat çok teşekkürler:).
Anneannem vefat ettiğinden beri biz sürdürüyoruz kızılcık marmelatı geleneğini, hep onu anıyoruz yerken.
Sevgiler:).
aslı

 
At 23 Eylül 2008 17:53, Blogger Ufuk said...

O guzelim tatli eksili tada bir de bir parmak ta anıların lezzetini çalmak zaten müdavimi olduğum Kızılcık Marmeladını daha da çok sevmeme neden oluyor.

Soba üzerinde tel maşada kızaran ekmeğin nazlı çıtırına nefis tereyağını ve bu marmeladı yedirerek o güzelim Eskişehir akşamlarının hercai kızıllığını hatırladım.

Aslıcığım sana anneannemden ve annemden gelen bu guzel lezzeti bugünlere taşıdığın için teşekkür ediyorum.

O zaman Eskişehir anılarımızla özdeşleşen 'Haşhaşlı Çörek' i sıraya koyalım mı? diyorum.

Seni seven ağabeyin,

 
At 24 Eylül 2008 01:54, Blogger egeli said...

ellerine sağlık canım,Allah rahmet eylesin , büyük annelerin yaptıkları hiç bir zaman unutulmaz...

 
At 24 Eylül 2008 09:52, Blogger butterfly said...

Canım abim benden de güzel anlatmışsın duygularımı, çok sağol.
Çok zamandır haşhaşlı çöreğin kokusu burnumda tütüyor, yapmak lazım, yemek lazım:).
Öpüyorum:)).
aslı

 
At 24 Eylül 2008 09:55, Blogger butterfly said...

Egelim çok teşekkürler:).
Haklısın büyükanne yemekleri hiç unutulmaz..
Sevgiler..
aslı

 
At 24 Eylül 2008 13:12, Blogger aslı'nın mutfağı said...

Adaşım, anneanneciğin nur içinde yatsın, siz kızılcık marmelatı yaptıkça onun ruhu şad olsun.. Ellerinize sağlık..

 
At 24 Eylül 2008 14:26, Blogger butterfly said...

Yazdığın güzel kelimeler için teşekkürler Aslıcım:).
Biz daha nice seneler bu geleneği sürdüreceğiz.
Sevgiler:).
aslı

 
At 6 Ekim 2008 18:30, Blogger Cafe Gusto said...

Bende anneannemin kızılcık marmelatlarını ve kızılcık şuruplarını çok özledim.Allah hepsini nur içinde yatırsın.Ellerine sağlık...sevgiler...

 
At 7 Ekim 2008 13:54, Blogger butterfly said...

Serpilcim mekanları cennet olsun inşallah..
Biz ne kadar yapsak da onların ellerinin değdiği gibi olamıyor tabi. Yine de bu geleneği yaşatıyoruz böylece.
Sevgiler, öpücükler:)..
aslı

 

Yorum Gönder

<< Home