Salı, Ekim 21, 2008

LİMONLU GÜNLER VE ANNEMİN SÜPER ANTEP FISTIKLI PROFİTEROLÜ


Haftasonundan beri geçen birkaç günde hem üzüntüyü hem de sevinci beraber yaşadık. Nedeni, hani size daha önce de bahsettiğim benim yaramaz Limon kuşum.

Cumartesi günü ben bir arkadaşımın minik kızı için düzenlediği bebek mevlütündeydim. O sırada annem beni aradı ve Limon’un kaçtığını söyledi. Önce inanamadım çünkü bizim papağanımız evde dolaşmaya alışkın ve dış kapı açık bile olsa bir kere omzumuzdan uçup da dışarıya çıkmaya yeltenmemiş bir kuştu. Nasıl oldu dedim? Limon babamın omzundayken babam yere eğilmiş o sırada yaramaz Limon uçmuş, şans bu ya tam da o anda annem kapının önüne çöpü koymak için kapıyı açmış ve bizim Limoncuk yaydan çıkmış ok misali atıvermiş kendini dışarıya. Bizimkiler hemen ardından koşmuş ama çoktan gözden kaybolmuş Limoncuk.

Önce çok şaşırdım ardından da çok üzüldüm. Limon 2 seneye yakın süredir bizleydi ve bu zaman içerisinde bir kuştan öte ailenin bir ferdi gibi olmuştu. Ben evlendikten sonra sessizleşen evlerinde annem ve babamın neşe kaynağı oydu. Beni tanır, omzumdan inmez, başını kaşıtırdı.
Tüm Cumartesi günüm böylece berbat olmuştu. Bir hayvana böylesi bağlanmak ne derece doğru pek emin değilim ama o gün onu tekrar göremeyeceğimi, başına kötü bir şeyler geleceğini düşünüp kendi kendime kahroldum.

Derken dün çok sürpriz bir gelişme oldu. Bizim basıp dağıttığımız Limon’un kayıp ilanlarında babamın telefon numarasını gören birileri arayıp Limon’u bizim evin oradaki parkta gördüklerini söyledi. Biz de apar topar işyerinden eve doğru yola koyulduk. Annem Limonun kafesini de alıp çoktan parka gitmişti bile. Gözlerime inanamamıştım ama işte o ağaçtaki bizim kuşumuzdu. İlk önce biz çağırınca gelecek sandık ama bizim Limon hanım önce bizi biraz uğraştırmayı seçti. Annem, babam, eşim, abim, ben ve bir arkadaşımız bütün site içinde Limon’un ağaçtan ağaca geçişlerini takip ettik.

Dışarıda kaldığı bu iki günde bizim kuşumuz doğaya da beklediğimizden çok daha iyi şekilde adapte olmuştu. Ona saldıran Saksağanlardan havada türlü pikeler yapıp kurtulmayı öğrenmiş, evde birkaç tur uçunca yorulan o kuş şimdi siteyi boydan boya uçarak turlar olmuştu. Öyle ki başına kötü bir şeyler gelmeyeceğinden emin olsak, önümüzde Ankara’nın ayaz geceleri olmasa onu doğada bırakmayı bile seçebilirdik. Ama sonuçta o kafeste doğmuş, bu iki gün dışında doğayı hiç bilmemiş bir ev kuşuydu, doğa onun için hala çok tehlikeliydi.

En sonunda ağaca çıkıp, bir kelebek ağıyla Limonumuzu yakaladık. O an hepimiz nasıl da sevindik anlatamam. Kaçan bir kuşu iki gün sonra yakalayıp eve getirmek çok zor, mucize gibi bir şey ama işte biz başarmıştık:).
İki buçuk saat kadar süren kurtarma operasyonumuz başarı ile sonuçlanmıştı, biz de gönül rahatlığıyla işimize döndük.

İşte bizim macera dolu birkaç günümüz böyle geçti:). Limon bizi çok korkuttu. Artık onun kaçabileceği konusunda çok daha dikkatli davranmamız gerektiğini anladık.

Eh böyle tatlı biten bir hikayenin ardından bir tatlı tarifi vermek uygun düşer sanırım. Bu tarif canım annemden, onun hünerli elleriyle yaptığı, benim en sevdiklerimden; Profiterol’ün tarifi..Her gün olsa yiyeceğim tatlılardan biridir Profiterol (bu “her gün olsa” kısmını canım annem için yazıyorum, o anlar:)).

ANTEP FISTIKLI PROFİTEROL

Malzemeleri:

Hamur için:

1 su bardağı su
1 su bardağı un
100 gr tereyağı
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 tutam tuz
4 adet yumurta

İç Kreması İçin:

Yarım litre süt
1 adet yumurta sarısı
1 çay bardağı toz şeker
1,5 çorba kaşığı un
1 paket vanilya
Kabuksuz antep fıstığı

Üzeri İçin:
Dr. Oetker Çikolatalı Sos

Yapılışı:

Hamur için öncelikle bir tencereye suyu, yağı, şekeri ve tuzu koyup kaynatın. Kaynayınca içine unu ekleyip çok hızlı karıştırarak, topaklanmasına izin vermeden kısık ateşte bir süre pişirin. Hamur pişince kenara alıp soğutun, soğuyunca içine teker teker yumurtaları ekleyip iyice karıştırın. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine, aralıklarla, iki kaşık yardımıyla hamuru yuvarlak parçalar halinde koyun.180 C°’ye ısıtılmış fırında üzerleri pembeleşinceye kadar pişirin ve iyice soğuyana dek fırının kapağını açmayın.
Bu arada Antep Fıstığı dışındaki bütün krema malzemelerini karıştırıp pişirerek bir muhallebi hazırlayın. İçine Antep fıstıklarını da ekleyip soğumaya bırakın. Soğuyan hamurların ortasını bıçakla kesip içlerini krema ile doldurun. Üzerlerine hazır çikolatalı sosu yapıp dökün ve hiç vakit kaybetmeden afiyetle yiyin:)).

Etiketler: , ,

14 Comments:

At 21 Ekim 2008 18:00, Blogger neslihan said...

Limoncuk baya maceracı bit kuşmuş:-)))size zor anlar yaşatmış ama bulmanıza çok sevindim canım.profiterol şahane.afiyet olsun.sevgilerimle...

 
At 21 Ekim 2008 18:03, Blogger TAZE NANE said...

Profiterol çok lezzetli görünüyor.
Ama limoncukla maceralarınız çok yorucu ve üzücü.
Neyseki bulunmuş çok sevindim.
Hayvanlar böyle onlarsız yaşanmıyor.
Sevgiler.

 
At 21 Ekim 2008 18:16, Blogger butterfly said...

Neslihancım sorma yaa, bizim Limon acayip yaramaz. Her gün yeni yeni huylar çıkarıyor, baksana evden kaçmaya kadar gitti sonu:)).
Yorumun için teşekkürler canım.
Sevgilerimle:)..
aslı

 
At 21 Ekim 2008 18:17, Blogger butterfly said...

Taze nanecim gerçekten de hayvanlar zamanla evin bir ferdi gibi oluyor, biz de çok alıştık Limoncuğa:). Yazdıkların için teşekkürler.
Sevgiler, öpücükler:).
aslı

 
At 21 Ekim 2008 18:37, Blogger derya said...

Canım Limon çok şeker ama bir o kadarda yaramaz,anneciğinin ellerine sağlık profiterol enfes öptüm canım...

 
At 21 Ekim 2008 21:42, Anonymous rumma said...

Çok severim ,fıstıklısını hayal bile edemiyorum enfes üstü olmuştur eminim...

Tamda rejime niyetlenmişken revamıdır...:(

 
At 21 Ekim 2008 22:30, Blogger Mutfak Havlusu said...

üf üf üf bu ne harika birşey:)
antep fıstıklı tatlarıda çok severim akşam akşam nede canım çekti:(
:)

 
At 22 Ekim 2008 07:27, Blogger Aybike Ceylan said...

Ellerine saglik, cok ama cok guzel olmus Asli'cigim. Bakerken yutkundum:)
Sevgiler.

 
At 22 Ekim 2008 10:42, Blogger butterfly said...

Deryacım ah o yaramaz şey o kadar tatlı olmasa işimiz zordu valla:).
Yorumun için çok teşekkürler..
Sevgiler:)).
aslı

 
At 22 Ekim 2008 10:44, Blogger butterfly said...

Rummacım çok teşekkürler:).
Antep fıstık profiterole başka bir boyut getirmiş gerçekten de.
Eh bir tanecik masum profiterolden birşey olmaz sanırım:).
Sevgiler..
aslı

 
At 22 Ekim 2008 10:45, Blogger butterfly said...

Zeynepcim çok teşekkürler:).
Benim de canım çekiyor sürekli, anneme bu akşam bir çıtlatayım bu durumu:).
Sevgiler;).
aslı

 
At 22 Ekim 2008 10:45, Blogger butterfly said...

Aybikecim çok teşekkür ederim:).
Ben de bu fotoğraflara bakarken aynı durumda oluyorum:).
Sevgilerimleee...
aslı

 
At 22 Ekim 2008 23:35, Blogger Hayatın Ta Kendisi Lokantası said...

Evet bu aldığım hayvanlara bağlanma ve onları kaybettiğimde kendimi kahretme huyum yüzümden, artık hayvan besleyemez oldum bende.
Ama sizin kuşunuzu sağ salim bulmanıza çok sevindim.
Profiteroller harika. Ellerinize sağlık.
Sevgiler

 
At 23 Ekim 2008 10:09, Blogger butterfly said...

Yasemincim çok haklısın, insan bağlanmadan yapamıyor. Bizim kuşumuzu bulmamız büyük şanstı, açıkçası umudumuzu bir ara kaybetmiştik bile. Ama Limoncuğun daha bizimle yaşayacağı günleri varmış:).
Yorumun için çok teşekkürler.
Sevgileer:).
aslı

 

Yorum Gönder

<< Home